Post Image

Her yıl üniversite sınavları yaklaşırken öğrenciler, veliler, öğretmenler ve konu ile ilgili bütün paydaşlar gençlerin kariyer planlarını yaparken en fazla nelere dikkat etmeleri gerektiği üzerine görüşler paylaşmaktadır. Hiç kuşku yok ki doğru ve yerinde verilen kararlar, bir bireyin ömür boyu mutlu veya mutsuz olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bireyin seçimi, tercih yaparken hangi faktörleri dikkate alması gerektiğinin tespiti oldukça önemlidir. Konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar genel olarak öğrencilerin tercihlerinde etkili olan faktörler üniversite saygınlığı, burs olanakları, üniversite içi ve dışı iş olanakları ve bağlantıları, üniversitenin akademik kadrosu, ders programı, yayın ve bilimsel çıktıları, üniversitenin içinde bulunduğu şehirdeki hayat koşulları, yurt imkanları, kampüs yaşamı olarak ifade edilmektedir. Bu faktörlerin önem derecesi, öğrencinin hangi alanda eğitim gördüğüne akademik başarısına, sosyal ve ekonomi sınıfına göre değişiklik göstermektedir.

Kısacası bireysel faktörler tercih sebeplerinin hangisinin daha üstte ya da altta olduğunu belirler. Üstünde hiç konuşmadığımız ise cinsiyete göre öğrencilerin meslek tercihlerinin nasıl şekillendiği konusudur. Meslek grupları kadın ve erkek olarak ayrıldığı için öğrenciler cinsiyetlerine göre tercih yapma eğilimde bulunabilmektedir. Genel tercih dağılımlarına baktığımızda Fen ve Mühendislik alanları erkek öğrenciler tarafından, eğitim, sağlık ve sosyal alanlar kadın öğrenciler tarafından ağırlıklı olarak tercih edilmektedir. Örneğin  “Mühendislik” alanlarının çok az bir kısmı (Kimya,Tekstil,Gıda Endüstri gibi)  dışındaki alanları çoğunlukla erkek öğrenciler tarafından tercih edilmektedir. Kadın öğrenciler bu alanların dışındaki bölümleri tercih etmeyi düşündükleri zaman sordukları ilk soru “bölümde kaç kadın okuyor?” şeklindedir. Bunun tam tersini  “Eğitim Fakültesi” tercih etmeyi düşünen erkek öğrenci için de söyleyebiliriz.

Meslek tercihi yaparken cinsiyete yönelik bu kısıtlılık hem erkek öğrenciler hem de kadın öğrenciler için tercih baskısı oluşturmaktadır.   Konunun tüm paydaşları tarafından unutulmaması gereken önemli bir konu bu tercih sebebindeki  “doğal”  olarak kabul etme durumunun aslında üstünde çok kafa patlatılan yanlış tercih sebeplerinden birisi olduğudur.  Meslek seçiminde cinsiyetin önemli bir faktör olarak varlığını hissettirmesi konusu maalesef öncelikli olarak konuştuğumuz konular arasına girememiştir. Oysaki bu konu genel olarak eğitim alanında istediğimiz bütün iyileştirmelerin sağlanmasında önemli bir basamaktır.

Cinsiyete göre belirlenen her tercih sistemi gençlerin gerçekten istedikleri bölümü keşfetmeleri konusunda kendilerini sınırlayıcı davranmalarına sebep olmaktadır. Üstelik bu kısıtlılık, öğrencilerin mezun olduktan sonraki çalışma alanlarının tercihine kadar uzanmaktadır. Bu noktada aslında gençlerin kariyer planlarında çok da tartışılmadan kabul edilen cinsiyet olgusunun ne kadar önemli ve kısıtlayıcı bir etkiye sahip olduğunu tekrar hatırlamak yararlı olacaktır. Ailelerin, eğitimcilerin ve öğrencilerin unutmaması gereken en önemli konu şudur: Nasıl ki iş alanları çeşitlenip, içerikleri farklılaşıyor ve uygulama alanları değişiyorsa, hangi cinsiyetin hangi alanda başarılı olabileceği konusundaki yaklaşımlar da değişmek zorundadır. Bütün ebeveynler çocuklarının  başarılı, yaratıcı ve kendisine güvenli olmasını istemektedir. Gençleri yetiştirmek istiyorsak, onların önlerine kurduğumuz bu cinsiyet bariyerinin etkilerini uzun vadeli olarak düşünmemiz gerekmektedir.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Tanıtım Koordinatörü Sosyolog Davranış Bilimleri Uzmanı Dr. Sevgi Kesim